YÖNETİCİ OLMAYANI DÖVÜYORLAR?

Biliyorsunuz değil mi, yönetici olmayanı dövüyorlar!

Kızıyorum bu duruma; çünkü öyle bir yapıdayız ki eğer biraz tecrübeliyseniz ve halen şef, müdür, sorumlu, yönetici vb. değilseniz ne mutlu olabilirsiniz ne para kazanabilirsiniz ne de itibarınızı yükseltebilirsiniz! Gerçekten insanlar başkalarına böyle davranıyor/kendisi hakkında da böyle düşünüyor.

Bu nedenle bu yazıyı iki farklı paragraf ile incelemeye karar verdim:

YöneticiBu paragrafı hakikaten yönetici olmak isteyenler için yazıyorum. (Açık pozisyon, gereken yetkinlik/tecrübe vb. kısımları geçiyorum.) Öncelikle neden yönetici olamadığınıza objektif olarak bakmanız gerekiyor. İlk akla gelen performansınızın kaç senedir o şirkette çalışırsanız çalışın düşük veya aynı kalması. Eğer “beklentilerimi karşıladın” tadında bir cümleyi sürekli duyuyorsanız veya hissediyorsanız burada aslında bir sorun var demektir. Yönetsel pozisyonlar için her zaman beklenti çok yüksektir ve ancak fazlasını yaptığınızda size ilgi yüksek olabilir. Bu nedenle bir düşünün; 2017’de “beklentim” kelimesini duyduğunuzda cümlenin sonu nasıl tamamlanıyordu? Bunun dışında yönetsel pozisyonların gösterilen iş performansı dışında diğer pozisyonlardan en büyük farkı kurduğunuz iletişim ve davranışlarınızdır. Eğer çalışma arkadaşınız hakkında dedikodu yapıyorsanız, şirketinizi kendinizinmişçesine görmeyip patron düşmanı gibi davranıyorsanız, lider-çalışan fark etmeksizin hemen hemen herkesi küçümseyen tavırlarınız ile ön plana çıkıyorsanız yine size basamaklar kapalı demektir. Patronunuza yalakalık yapın demiyorum elbette ancak çalışkanlığınız dışında davranışlarınızla da örnek olmalısınız. Elinizden geldiğince, olumlu olmadığı sürece başkaları hakkında konuşmayı reddedin.(Kaynak; Gerçek Hayatta MBA, s.204) Hem kim olursa olsun herkesten öğrenilecek pek çok şey vardır değil mi? İşte size fırsat: Herkesi inceleyin, hangi alanlarda daha başarılı olduğunu gözlemleyin, gerekiyorsa nasıl başardığını sorun. Hem başarısına ortak olmuş olursunuz hem kendinizi geliştirebilirsiniz hem de davranışlarınızla başkalarına da örnek olursunuz. Son olarak da gündemi takip etmek var. Bu kullandığınız bir teknolojinin gelişmesi olabilir, sektörünüzdeki yenilikler, rakiplerinizin çalışmaları olabilir ya da kendi iş alanınızdaki son haberler olabilir. Okuyun, paylaşın, kurumunuza uyuyorsa uygulayın ve uygulamadığınızda bunun sizi çöpe göndereceğini düşünün. Yukarıda da alıntı yaptım aslında Jack ve Suzy Welch’in “Gerçek Hayatta MBA” kitabında bu kısım detaylı olarak açıklanmış, tavsiye ederim.

UzmanŞimdi Nötron Jack (yıllarca GE’yi yöneten Jack Welch’in lakabı), kitabında genelde yönetsel pozisyonlardaki duraklamalar üzerine bilgi paylaşmış ancak ben dönemin biraz daha değiştiğini ve yöneticilik fonksiyonun insan hayatında elzem bir kural gibi olmadığını, insanın kendi alanında uzmanlaşmasının da yeterli olabileceğini düşünüyorum. İkinci paragrafım ise gerçekten yönetici olmakla ilgilenmese bile yaşı ve tecrübesi veya başka bir nedenden ötürü mutlaka yönetsel bir unvana sahip olmak isteyen/sahip olanlarla ilgili. Aslında bu hale biraz bizler ve işverenler getirdi düşüncesindeyim. Neden mi? Bu konuyu arkadaşlarımla hep konuşuruz; bizce toplum olarak iyi uzmanları/mühendisleri yönetici yapıyor hem iyi olması gereken yöneticiden oluyoruz hem de mevcutta iyi olan bir çalışandan. Öyle bir algı içerisindeyiz ki; kartvizitte yazan unvanlar üzerinden iletişim kuruyor, bu unvanlara sorumluluk veriyor, iş toparlanamadığında unvanın anlamsızlığını değil, o unvana sahip kişinin üstünü beş dakikada çizebiliyoruz. E durum böyle olunca takımı olmayan takım liderleri, çalışanı olmayan birim yöneticileri, operasyondan kurtulamayan bölüm sorumluları ve organizasyon şemasında üst tarafta yığılan bir kadro doğurmuyor muyuz? Bu noktada uluslararası firmaları bir tık daha başarılı buluyorum ben. Dikey kariyer yapısı dışında uzmanlık yapısını da benimsedikleri için yöneticiler toplantılarda konunun uzmanını öne çıkartabiliyor, uzmanlığı yüksek olan kişi yöneticisinden daha yüksek ücret alabiliyor, teknik bir konu hakkında yaşanılan sıkıntılara işin pirleri el atabiliyor vs. Yani bu ikinci paragrafın toparlanması aslında üst yönetimin ve İK’nın yaratıcılığını, destekleyiciliğini ön plana çıkararak gerçekleşebilir inancındayım. Diğer taraftan da işinin ehli uzmanların/mühendislerin de, ister iş görüşmelerinde ister geribildirim toplantılarında, maddi-manevi kendi değerlerini düşürmeden hareket etmesi ve sürüden ayrılarak farkındalık yaratması gerekiyor tabiki de.

Biraz uzun bir yazı oldu farkındayım. Ancak uzman seviyesinde olan kişiler yazının sonuna kadar gelemiyorsa bile lütfen birim sorumluları, işverenler olarak siz sonuna kadar okuyun. Çünkü bu yapıyı ancak biz kırabilir; kariyerin/itibarın bir unvan olmadığını, işin sadece yöneticilerden çıkmadığını biz gösterebiliriz.

Bol “değer”li günler,

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s