MASANIN DİĞER TARAFI / İK GÖRÜŞMELERİ

man with glasses skeptically looking at you sitting at deskŞimdiye kadar aday tarafında iş görüşmesi öncesinde ve sırasında karşılaşılan problemler ile ilgili epey bir yazıyla karşılaştım. Daha öncesinde anlaştığımız, görüşme yer ve saatinde görüşmesine gelmeyen, görüşmeye gelemeyeceğini/gecikeceğini bildirmeyen ve aradığımda telefonuma cevap alamadığım bir adaydan yola çıkarak bu durumla iş hayatım boyunca birkaç kez karşılaştığımı hatırladım.

Tabii anılar canlanınca ve yoğun görüşmeler halen devam edince ben de bir İK profesyoneli olarak neler yaptığımı sizlerle paylaşmak istedim. Aşağıda adım adım İK tarafında bir adayın sürecini yazıyorum. Yanlışsam düzeltin, eksiksem ekleyin lütfen. 🙂

  • Aday ile ilk iletişimde mutlaka müsait olup olmadığını soruyorum. Kendisi başvurduysa başvurusu sayesinde numarasına ulaştığımı, eğer veritabanından özgeçmişine ulaştıysam pozisyon ile ilgilenip ilgilenmeyeceğini soruyorum.
  • Adayı aradığımda kendisi dışında eşi, dostu, akrabası vb. herhangi biri telefonu açarsa kendimi tanıtıp durumu aktarıyorum ve “O size dönsün.” cevabına müsaade etmeden tekrar arayacağım zaman ve saati paylaşıyorum.
  • Görüşme organize ettiğim ancak dışarda olan adaya adres bilgilerimizi tekrar mail atıyorum. Herhangi bir durum karşısında da aramaktan çekinmemesi gerektiğini iletiyorum.
  • Görüşme öncesindeki yarım saat içerisinde adayın özgeçmişini teknik yöneticiye paylaşıyorum. Müsaitlik durumunun tekrar teyidini alıyorum ve özgeçmişini daha detaylı inceliyorum. Paylaştığı web siteleri, öğrenci toplulukları, çalıştığı kurum, hobiler vb. nitelikler üzerine internetten de araştırma yapıyorum.
  • Görüşmeye erken veya tam zamanında gelsin, bekletmeden alıyorum. Ki çok heyecanlı bir aday için beklediği her saniyenin ne kadar stres arttırıcı bir unsur olduğunu ve bunun görüşmemize etki edebileceğini düşünüyorum.
  • Adaya karşı kurumumu temsil etmekle yükümlü olmanın yanında nefes alabileceği bir ortamda sohbet etmesini sağlamak durumundayım. Ben kıyafet yönetmeliği baskısı olmadan serbest giyinebileceğim bir firmada çalışıyorum. Ancak görüşmelerimin olduğu zaman mutlaka daha temiz, daha klasik, daha şık olmaya çalışıyorum. Görüşme öncesinde sigara içmiyorum, çay-kahve tüketmiyorum.
  • Görüşme esnasında mülakat yapmıyorum. Yani sorgulamıyorum. “Google nasıl yönetilir?” kitabında “En iyi mülakat, arkadaşlar arasında geçen entelektüel sohbete benzemelidir.” yazıyor. (Kitabı yeni okuyorum ve şimdiye kadarki görüşmelerimde ne kadar doğru bir karar uyguladığımı bir kez daha anladım.)
  • Görüşme saatini geçiren adayı 15 dakika sonra arıyorum. Belki yeri bulamadı düşüncesi ile kendisine ulaşmaya, yaşadığı ani aksaklıkları ise telafi edebileceği bir fırsata çevirmesine elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum.
  • Görüştüğüm aday için referans kontrolü yapacaksam adayı daha önceden arayıp paylaştığı isimleri teyit etme bahanesi ile referans kontrolü yapacağımı ve kimleri arayacağımı paylaşıyorum.
  • İş teklifimi kabul eden tüm adayların (özellikle yaz döneminde) tatil planlarını soruyorum, tatili var ise bozmaması gerektiğini, dinç ve mutlu başlangıçların karşılıklı daha güzel olabileceğini iletiyorum.
  • Olumsuz adaylarla, özellikle yüz yüze görüştüğüm adaylarla, tekrardan telefonla iletişim kuruyorum. Çünkü ben o insanın sesini duydum, gözlerine bakarak konuştum, kendisini dinledim. Gönderilen standart bir mesajın, kurumumun imajını sarsabileceğinin yanı sıra adayın değersiz olduğunu düşünmesine yol açacağını biliyorum. Ancak kendisine ulaşamadığım durumda mail atıyorum (ki toplu mesaj gönderiminden bağımsız sadece kendisine hitap edilen ve neden mail atmak durumunda kaldığımı da açıklayan bir içeriği oluyor.)

Ancak özveri gösterdiğim bir görüşmenin karşılığı olarak verilen randevunun not edilmemesi, görüşmelere gelinmemesi, aranan telefonlara cevap verilmemesi vb. durumlarla karşılaşmak açıkçası biraz haksızlık gibi geliyor. Şöyle söyleyeyim; görüşmeye gelmeyen/gelemeyen bir adayın zaman maliyeti yukarıdaki anlattıklarımdan da hesaplayacağınız gibi minimum 45 dakika. Görüşme organize edilmeden önceki aşamaları da dahil edersek bu süre epey artıyor ve bir çalışanın bu sürede neler yapabileceğini, hangi işlerini bitirebileceğini hepimiz kendimizden pay biçerek hesaplayabiliriz. Bu nedenle bir görüşmenin İK tarafındaki karşılığını anlatmadan geçmek istedim.

Bol “değer”li günler,

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s