KURUMSAL KONFOR ALANI

Kurumsal Konfor AlanıŞu anda Reid Hoffman, Ben Casnocha ve Chris Yeh’in LinkedIn karması “The Alliance”  isimli kitaplarını okuyorum. Kitap bitti mi? Hayır! Ama öyle güzel notlar var ki yılın ilk yazısını bu notları aktararak açmanın güzel bir başlangıç olacağını düşündüm.

Kitap, çalışan-işveren arasındaki yeni yönetimsel modeller üzerine kurulu bir kitap. Hatta bu süreçte de özellikle Google, LinkedIn ve Silikon Vadisi kurumları üzerine fazlaca örnekler paylaşmış. Benim en çok dikkatimi çeken kısım ise çalışana olan yatırımlar. Kitap neredeyse her satırda; “İster şirket içerisinde kalın, ister kalmayın ya da (işe almayı planladığınız adaylarınıza) ister uzun vadeli bir iş imkanı sunun ister sunmayın, mutlaka yatırım yapın.” diye avazı çıktığı kadar bağırıyor. Neler olabilir bunlar? Tabi ki de önceliğimiz kişinin gelişimine yönelik eğitimler, iş hayatı içerisinde sunulan imkanlar ve (uluslar arası bir kurum ise) kurum bünyesinde farklı lokasyonları/pozisyonları tanıma imkanı… Örnekler uzadıkça uzuyor bu noktada. Ama devir; mülakatlarda yöneltilen “5 yıl sonra kendini nerede hayal ediyorsun?” sorusunun  “Evet; Ayşe A.Ş.’den sonra çalışmayı düşündüğün yer neresidir?” sorusuna dönüştüğü bir devir artık. Hatırlar mısınız bilmiyorum iktisatta bir “laissez-faire, laissez-passer!” (Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!) sloganı vardı. Buradaki de bu sloganın aynen 21. yüzyıla uyarlanmış durumudur. Özetle “Gelişin ve Değişin!” der. Yani birini mi işe alacaksınız? İşe aldığınız bir çalışanınızı mı kaybediyorsunuz? Durum her neyse bırakın değişim ve gelişim olsun diyor işte.

Bu bana biraz son dönemlerde sıkça yazılan konfor alanını hatırlattı. “Yıllardır bulunduğunuz konum için duygusal davranmayı bırakın, poponuza iğneyi batırın ve hayallerinizi hatırlayın artık!” diyen yüzlerce yazı gösterebilirim size. Cümleyi yazmak bile inanın rahatsız ediyor aslında. Ha; kitaba bakarsak durumu çift taraflı ele almış. Çalışan tarafı zaten aşikar; adamlar kabullenmiş birinin yanında sonsuza kadar kalmayacağını… İşin kurumsal boyutunda da ne adayınıza gelecek planlarını sormaktan ne çalışanınızı geliştirmekten ne de bir “alumni çalışanları” ortamı yaratmaktan çekinmeyin kısmından bahsediyor. “İşte gelişim budur!”

Biliyor musunuz; işin en ilginç tarafı da bu tavrın aidiyet duygusunun gelişimini de oldukça arttırması… Yani kabaca; ben “Benden sonra kimle çalışacaksın?” diyorum, aday cevap veriyor, “Ha iyiymiş!” diyorum; işe alıyorum, eğitimlere gönderiyorum, organizasyon şemam içerisinde gezdiriyorum, sorumluluklar/yetkiler veriyorum ve beni tercih ediyor. Şaka gibi! Tesadüfen başladım ve henüz bitmedi aslında ama bende güzel izler bırakacağını düşündüğüm bir kitap okuyorum şu anda. Çünkü gerek adayları gerekse kurumları konfor alanından çıkartması gerektiğini savunan, öyle ya da böyle her şekilde gelişin/geliştirin diyen, satır arası bol bir kitap. Bakalım ilerledikçe daha neler göreceğim :).

Bu arada kitabın sunmuş olduğu fikre siz ne diyorsunuz? Ben düşüncemi yukarıda solda klasik bir karikatür anlatımıyla ifade ettim diye düşünüyorum 🙂.

Bol “değer”li günler

Merve

Reklamlar

One thought on “KURUMSAL KONFOR ALANI

  1. Merhaba Merve

    Bu ne güzel paylaşım böyle ! Teşekkür ederiz sana 🙂

    Aktardığın kadarı ile önemli bir çalışmaya benziyor The Alliance..

    Paylaşımına katkısı olabilmesi açısında LinkedIn Speaker Series: Jeff Weiner, Reid Hoffman and Ben Casnocha ‘ın yer aldığı bu sunumun yararlı olacağı kanatindeyim.

    Bol değerli günler 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s