İŞ DÜNYASININ ALTIN KURALI

İş dünyasının altın kuralıÖğrenciliğin en kötü tarafı bir gün biteceğini bilmek, değil mi? 🙂 İster 2 yıl okuyalım, ister 4 yıl okuyalım öğrencilik bir gün bitecek ve artık para kazanmamız beklenecek bizden. İtiraf etmek gerekirse, paranın bir şekilde kazanılacağına inanıyorum ben; ama peki ya mesleğimiz? Mesleğimiz bize mutluluğu kazandıracak mı?

Bu noktada; yıllar, uzmanlar, aileler, arkadaşlar hep “Sevdiğiniz işi yapın!” der. Steve Jobs’ın 2007 Standford Üniversitesi Mezuniyet Töreni’ndeki cümleleri duymayanımız yoktur: “Sevdiğiniz işi yaparsanız bir gün bile çalışmış olmazsınız!”… Peki, başvuruda bulunduğumuz ilanlar? “Pozitif”, “güler yüzlü”, “mesleğinin önemine ve ciddiyetine inanan”… Burada özellikle sonuncu içerik “İşini sev… Seveceksin dedim sana!” diye haykırıyor resmen! Bir dönem de bir kariyer portalının reklamı “Sevmeden yaptığınız iş gözünüzde büyür!” cümlesiydi… Yani diyorum ya, istisnasız herkes bize sevdiğimiz işi yapma konusunda öyle ya da böyle baskı yapıyor; sevdiğimiz işi yaptığımız takdirde mutlu olacağımıza dair bir psikolojik baskı ile bizi yarıştırıyor. Peki ya iş dünyası? İş dünyası insanları nasıl sizce?

İş hayatındaki çalışanlara göz gezdirirsek üç tip çalışanın var olduğunu söyleyebilirim:

— sevdiği işi yapanlar

— yaptığı işi sevenler

— sevdiği işi yapmayan, yaptığı işi sevmeyenler

Evet; aralarındaki en ballısı sevdiği işi yapanlar. 😉 Yani hayatı boyunca hobilerini yaparak bunun üzerinden para kazananlar… Oldukça şanslı kişiler değil mi? 😉 Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, kariyerimizi bir sınava dayanarak seçtiğimiz, maraton üstüne maraton yaşadığımız bir atmosferde bence de gerçekten şanslılar… İşin diğer ucunda da tüm gün boyunca “off”, “sıkıldım”, “bunaldım” sesleri ile çalışan bir grup da söz konusu. Peki ya siz? Siz hangisi olacaksınız?

Öncelikle 20 küsur yaşınıza kadar halen karar veremediyseniz tekrar baştan başlamalısınız. Hala imkanınız varsa stajlar, öğrenci toplulukları, ufak tefek katılınan eğitim sertifikasyonları kendinizi keşfetmenize birkaç örnek. Ama her ne olursa olsun unutulmaması gereken bir altın kural var burada: Ekonomik göstergelerin, toplumsal/ailesel gelir düzeylerinin limitli olduğu ülkelerde “Sevdiğin işi yaparsan dünyanın en mutlusu olursun.” cümlesi artık bir fiyasko sayılıyor. Bu nedenle sevdiğiniz şeyleri yapma fırsatınız olmuyorsa yaptığınız şeyleri sevmeye, sevmeye çalışmaya odaklanmak işin en doğrusu!

Şimdi boş verelim gaza getiren cümleleri, mezuniyet konuşmalarını, ebeveyn dileklerini… Bir İnsan Kaynakları çalışanı olarak, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna 5 yaşımdan beri “Ben İKcı olacağım.” diye cevap vermedim. Ama işin mutfağına girdikçe gerçekten sevdiğim/ sevebileceğim bir işi yaptığımı söyleyebilirim. Ha, bu sadece kendimden bir örnek. Bunu yaşayan pek çok iş dünyası insanı var. Basketbol/futbol/voleybol oynayıp, resim çizip, heykel yapıp her sabah masa başındaki işlerine dönen çalışanlar… Aynı durum sizin için de geçerli! Çoğumuz herhangi bir yeteneğini keşfetmeden, herhangi bir hobiye sahip olmadan öğrencilik hayatına başlamadı mı? Evet; imkanınız varsa, sevdiğiniz şeyleri keşfettiyseniz meslek olarak bunu yapın! Gerçekten çok keyifli… Ama imkanınız yoksa size sunulan iş tanımlarını sevmeye çalışın. Bu iş dünyası için gerçekten bir altın kural niteliği taşımaktadır. 

Bol “değer”li günler,

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s