LINKEDIN’İ SEVİYORUM!

Linkedin-heart1Son dönemde okuduğum / tecrübe ettiğim / paylaştığım verileri düşününce aklıma LinkedIn geldi: LinkedIn’in İş Dünyası Üzerindeki Önemi… LinkedIn hayatımıza girdi gireli iş dünyasının kalitesinin arttığı kanısındayım. Çünkü ister aktif ister pasif olsun ciddi bir aday profiline ve pek çok sektöre veya iş alanına yönelik geniş gruplara sahip. Hatta geçen gün arkadaşımla buluştuğumda (ki bu arkadaşımın hoccam, facebook, instagram vb. siteleri daha çok sevdiğini düşünürsek) bütün arkadaşlarının LinkedIn’de de profil oluşturmaya başladığını söylemişti. Bunu söylediğinde de bir kez daha emin oldum doğru konuyu seçtiğime…

LinkedIn iş dünyasının gerçekten gözle görülür bir parçası oldu artık. Bu nedenle “Aktif iş arayışında değilim, neden bir profil oluşturayım?” düşüncesinden sıyrılalım lütfen. Yukarıda da belirttiğim gibi sadece bir iş portalı ya da işverenlerin / uzmanların aday taradıkları bir platformdan bahsetmiyoruz. Siz kendi gelişiminizi bireysel olarak devam ettirmek istiyorsanız bunu yapmak zorundasınız ve LinkedIn’e aynı özgeçmiş hazırladığınız döneminizdeki ciddiyetle yaklaşmalısınız. Yani; Facebook fotoğrafları yerine özgeçmiş fotoğrafları, detaylı iş tanımları, yetkinlikleriniz, hobileriniz vb. bilgileriniz tek tek ve özenle hazırlanmış olmalı. LinkedIn’de her ne kadar Türkçe sekmeler hazırlanmış olsa da (genellikle çeviri olmasından dolayı) profil hazırlamak zahmetli olabiliyor. Özellikle çoktan seçmeli bölümlerde (çalışma tarihleriniz vb.) yarı Türkçe yarı İngilizce bir özgeçmiş hazırlamak zorunda kalabiliyorsunuz. Böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız, sayfanın en altında yer alan “Dil” seçeneğinden probleminizi çözebilirsiniz. Ayrıca “özellikler – specialities” kısmının öneminden tekrar bahsetmek istiyorum. Sizi tanımlayan kelimeler, işiniz dışında veya işinizle bağlantılı aktiviteleri buraya rahatlıkla yazabilirsiniz ama lütfen dikkat öldürücü samimiyetten yine de uzak duralım ;).

Aynı durum işveren açısından da geçerli tabiî ki. LinkedIn Kurumsal’a geçmek için henüz erken olduğunu düşünseniz bile özenle hazırladığınız bir LinkedIn sayfası sizi ve kaba tabirle “kurumsal karizma”nızı oldukça etkilemekte. Özellikle çalışanlarınızın profillerinde çalıştığı yere tıklanınca, hakkınızda hiçbir şey çıkmıyorsa (ya da tam tersi hakkınızda içi doldurulmamış 500 farklı sayfa açılıyorsa) bu durum sizin piyasadaki bilinilirliğinize ve işinizi yapış ciddiyetinize bakış açısını değiştiriyor. Bu nedenle kurumsal profilinizi tek bir sayfa altında toplamak önemli. Sayfanızda kurumsal bilgilerinizi güncellemek, yeni projelerinizi, aktivitelerinizi vb. çalışmalarınızı aktif olarak paylaşmak daha da önemli, bilginize.

Bir diğer bahsetmek istediğim konu da oluşturulan profillerin yönetimi ile ilgili. Birkaç gün önce,  yurt dışındaki bir İK çalışanının profiline gelen ekleme talepleri yüzünden canının sıkıldığını okumuştum. Okuduğum makalede, kendisi sırf iyi bir kurumda İK alanında çalıştığı için tanıdığı / tanımadığı herkesin LinkedIn üzerinden mesaj attığını ya da ekleme talebi gönderdiğini belirtmiş ve sonuçta kişisel bir sayfa olması nedeni ile karşılaştığı bu durumdan rahatsızlık duyduğunu dile getirmişti. Bu konu; aslında genellikle İK alanında görev yapan ya da yönetim kadrosunda çalışan kişilerin karşılaştığı bir durum. Hatta Türkiye’de de aynı durumla karşı karşıya kalan pek çok profesyonel olduğu kanısındayım. Size gelen bağlantı taleplerini ve atılan mesajları durdurma imkanınız yok maalesef. Ama kabul etmek veya cevap yazmak tabiî ki sizin tercihiniz olacaktır. Bağlantı taleplerini kabul etmeseniz dahi gelen mesajlara cevap vermek ya da özgeçmiş gönderen kişilerin CV’lerini veritabanınıza kaydetmek / İK birimlerinde çalışmıyorsanız ilgili birime yönlendirmek bir nezaket olacaktır. Ayrıca bu durumun olumlu tarafı da mevcut: Size gelen bir mesaj, yeni iş arayışına girmiş olan uygun bir adayı da ifade edebilir, iş yükünüzü hafifletmenizi sağlayacak cin gibi bir stajyer de buldurabilir ya da kişisel gelişiminize katkıda sağlayacak bir grubu size tanıtabilir. Ben, LinkedIn üzerindeki işimle ve sektörümle alakalı pek çok farklı grubu, gelen mesajlar sayesinde keşfettiğimi söyleyebilirim.

Sonuç olarak; ister kurumsal ister bireysel olsun LinkedIn’de de bir profil sahibi olmamız gerektiğini savunuyorum ben. Geçmişte de değişim döneminden ve yeni trendlerden bahsetmiştik hep, değil mi? Biraz fazla LinkedIn reklamı yapmış gibi oldu ama elimizde bu kadar geniş bir bilgi veritabanı varken neden faydalanmadan duralım? ;).

Bol “değer”li günler,

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s