KULAÇ ATIYORUM AMA YÜZEMİYORUM

kulaçBu sefer de yöneticisinden bunalmış haldeki bir çığlık cümlesini sizinle paylaşmak istedim: “Kulaç atıyorum ama yüzemiyorum…” Bu cümle herhangi bir kurumda her hangi bir çalışanın maalesef ki “rahatlıkla” kurabileceği bir cümle haline geldi. Bilginin de teknolojinin de ileri derece olduğu bir dönem içerisinde, yönetimsel sıkıntıların çalışanlar tarafından bu şekilde dile getirilmesini gerçekten çok acı buluyorum.

Çünkü yöneticisinden bu şekilde bahseden çalışanlar,genellikle çalıştığı kurumda son mücadelelerini vermek üzere olan, en kısa süre içerisinde karşısına çıkan güzel bir fırsatta sizi bırakan çalışanlar olacaklardır. Bu konuda onları suçlamayın lütfen. Yönetmek gerçekten bir sanat. Bu nedenle herkes yönetici olamıyor zaten. Bir adım geride durarak çalışanlarınızı gözlemlerken aynı zamanda bir adım ileride durarak geleceği yönlendirmek kolay bir iş değil. Hepimiz bunda hem fikiriz. Ama yönetici olmak, sadece verilen işleri teslim tarihine kadar yetiştirmek de değil maalesef. İş teslimatından daha da önemli bir konu karşınızda duruyor: Çalışanlarınız…

Biz İK’cılar (her ne kadar çoğu kurum dikkate almasa da ya da  yeni yeni “neymiş bu İK?” dese de ya da İnsan Kaynakları yapıyoruz derken İnsan Kaymakları yapsa da vs vs..) size esas çıktıyı sağlayanın çalışanlarınız olduğunu defalarca söylemişizdir. Yüzlerce adayla görüşen biri olarak, hala çoğu işyeri değişikliğinin nedeninin yönetimsel sıkıntı olarak paylaşıldığını görüyorum. Yani yönetici ile anlaşamama. Her çalışan haklı mı? Tabi ki de hayır. Ama yine de çoğu çalışanın, ya da eski çalışanın demek daha doğru olur, işten ayrılış nedeni olarak yönetimsel sıkıntıları işaret ettiğini dile getirmek isterim. Yukarıda da belirttiğim gibi yöneticilerimizin bizim için bir yol gösteren olması, bir adım geride durarak bizi yönlendirmesi gerekmekte. Sıkıntı da genelde bu noktada başlıyor. Yönlendirme çabası içerisinde olan yönetici, çalışanına vermiş olduğu sorumluluğun detaylarına girince odak noktası değişiyor. Yani işin / projenin her bir alt alanında “yeni bir pencere” açtığınızı düşünün. Resmin bütününü görmekten giderek uzaklaşıyorsunuz. Bu da, sizin odak noktanızı değiştirerek çalışanınızı farklı alanlara yönlendirmenize, çalışanınızın inisiyatif kullanma hakkını elinden alarak isteksiz çalışmasına neden oluyor. Sonuçta da çalışanınız kulaç atıyor ama yüzemiyor ve yine dolaylı olarak siz kulaç atıyorsunuz ama yüzemiyorsunuz.  

Her şey birbiri ile doğru orantılı aslında, öyle değil mi? 😉

Bol “değer”li günler,

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s