ÇALIŞAN-YÖNETİCİ İLETİŞİMİ

Değer verdiğiniz ve aynı zamanda değer gördüğünüz bir yönetici ile çalışmak eşsiz bir mutluluk. Sizi seven, bildiği her şeyi size öğretmeye çalışan ve aynı zamanda iş dışı pek çok güzelliği de hayatınıza katabilen bir yöneticinin çalışan üzerindeki olumlu etkisini tartışmak anlamsız olsa gerek. Ben böyle bir yönetici ile çalışıyorum. Bu nedenle gerek iş tatminimin gerek sosyal açıdan tatminimin had safhada olduğunu söyleyebilirim. Yani şans benim kapımı son birkaç yıldır vurmuş durumda. Peki, “şansız” olan çalışanlar için neler yapılmalı? İsterseniz bu yazıyı da çalışan – yönetici arasındaki iletişim üzerine yönlendirelim. 

Mekanik davranış sistemi üzerine kurulmuş yönetim modellerinin günümüzde giderek değer kaybettiğini görmemek imkansız. Hala aynı sistem üzerinde ilerlemek konusunda direnen kurumlar için de ciddi bir “turnover” rakamı mevcut. Bu sirkülasyondan şikayet eden gerek yönetici gerek çalışan pek çok birey tanıyorum ve her iki grup için de aynı sorun tanımlamasıyla karşılaşıyorum: iletişim… 

İş dünyasında iletişimin pek çok tanımlaması olsa da, yönetici – çalışan arasındaki iletişimi gerekli planlama, koordinasyon, kontrol etme gibi yönetimsel fonksiyonların aktarılması olarak ifade edebiliriz. Özellikle günümüzde çalışan yönetici arasındaki olumlu iletişim, başarılı çıktılar elde etmenin temel yapıtaşı. Bu nedenle yöneticilere sorumluluk pastasından çok büyük bir dilimin düştüğüne inanıyorum. Çalışan ve kurum ihtiyaçlarına yönelik gerçekleşecek olan duyarlılık, aradaki iletişim kopukluğunu en aza indirgeyip hem çalışan motivasyonunu hem de kurum verimini arttıracaktır. 

Yönetici İletişim Tarzı

Bir departmanın veya kurumun sorumluluğunu üstlenmek ciddi bir iş yükünü de beraber getirmekte ve iş yükü fazlalığı ise çoğu zaman operasyonel işleri sonuçlandırmaya odaklanmış yöneticileri çalışanlardan uzaklaştırmakta. Bu, günümüzde özellikle artan rekabetin de etkisiyle bilindik bir durum. Uzayan operasyonel süreçler, üst yönetimden veya piyasadan yapılan baskılar nedeniyle, iletişimin yoğun olması gereken bir piyasada iletişimsizlik ön planda. 

Aslında bu durumu şu anda yaşanan kuşak farklılıklarının ve teknolojinin getirmiş olduğu yeniliklerin etkisi olarak düşünebiliriz. Ancak her ne yoğunluk yaşanırsa yaşansın, çalışan(lar) ile yapılacak günlük / haftalık kısa toplantıların veya “nasılsın” gibi ufak soruların iş yaşamındaki çıktılara ciddi bir etkisi mevcut. Özellikle Y kuşağının çalışma hayatı içerisinde yer almaya başladığı zamandan günümüze, değişime kapalı olan kurumlarda belirgin bir düşüş, çalışanına değer veren ve verdiği değeri gösteren kurumlarda ise yükseliş dönemi hakim. Bu nedenle yazı dili kuvvetli olan yöneticilerden, eş zamanda sözel iletişim becerisi de beklenmekte.

Özetle; gelecek dönemler bize neleri getirir bilinmez ama şimdiki zaman için konuşursak,  iş dünyasında başarının anahtarını iletişim olarak tanımlayan pek çok dergi / gazete / makale yazısını size sunabilirim. İletişimin etkisi üzerine yapılmış anketler de mevcut. Sonuç ise hiçbirinde farklılık göstermemiş: Kurum içerisinde verilen rollerin yerine getirilmesi, çalışan motivasyonunun sağlanması, çalışanların sosyal olarak da kendini ifade edebilmesi ve karar mekanizmalarının etkin çalışabilmesi için doğru iletişim gerekmekte ve bu iletişimi kurmak için yöneticilere büyük bir pay düşmektedir.

Bol “değer”li günler

Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s