KUŞAK DENKLEMİ

Cuma günü Peryön İç Anadolu Şubesi tarafından gerçekleştirilen İnsan Kaynakları Kongresi’nin ardından, insan kaynaklarına hasret bir Ankara olarak başarılı bir kongre geçirdiğimizi düşünüyorum. “Yarının Mutluluk Kaynağı” ana temasıyla oluşturulan kongrede, mutlu bir çalışma ortamı yaratmak için her oturumda farklı konular ele alınıp alanında profesyonel konuşmacıları ile beraber bilgi paylaşımı sağlandı.

Her ne kadar son iki oturuma katılabilsem de kuşaklar arasındaki iletişimin aktarıldığı oturuma yetişmiş olmanın sevinci içerisindeyim. Farkındayım, hepimiz “X kuşağı böyleydi.”, “Y kuşağı çok farklı.”, “Esas Z kuşağı bizi şaşırtacak.” gibi cümlelerden artık sıkıldı. Çünkü her kuşağı bünyesinde bulunduran kurumlarda, mutlu bir çalışma ortamı yaratabilmek için ciddi bir çalışma yapılması ve yapılan çalışmaların sadece İK değil, ast üst fark etmeksizin tüm çalışanlar tarafından desteklenmesi gerekiyor. Kabul edelim, çoğu kurum yönetimi de sorun çözme yerine şikayet etme odaklı mantıkla ilerlemeye çalışıyor. Haliyle bu durum, kurumlara iletişim problemi ve mutsuz çalışma ortamları yaratıyor.

Zincirleme ilerleyen bu süreci yaşamamak adına en iyisi bu konuyu çok irdelememek, değil mi :)? Açıkçası ben irdelenmesinden yanayım çünkü 4. oturum konuşmacılarından Evrim Kuran’ın kuşak denklemini gayet güzel çözdüğüne inanıyorum. Evrim Hanım X, Y, Z kuşaklarının (yani x, y, z denkleminin) gerçekten var olduğunu ancak farklı özelliklerinin yanı sıra ortak özelliklerinin de olduğunu ifade ediyor. Özellikle Y kuşağından ağzı yanan X kuşağı kurum yöneticileri, Z kuşağı ile beraber yönetim kavramını hayal bile edemiyor.

Ancak Evrim Hanım’ın ifadesine göre durum çok farklı. Şöyle söyleyeyim, oturum boyunca esprili bir dille bol bol çocuk yetişmesi gereken bir dönem olduğu konuşuldu. Çünkü kuşakların varlığının aslında bir denklemden ziyade bir kısır döngü olduğu ve soruları ile bizi bunaltan Y kuşağından sonra, sorulara cevap veren bir Z kuşağı dönemi yaşanılacağı ifade edildi. Yani X’ler inzivaya çekildiğinde (ki bu çok uzun bir süre almayacak gibi görünüyor) duyguları ön planda tutan iki kuşağın kurum içerisinde hakimiyeti söz konusu. Sonuç olarak da iki kuşağın “muhteşem” iletişimi sayesinde, kurumsal verimlilik ve bireysel mutluluk kurumlarda had safhada görüleceği iddia edildi.

Ben kulağa çok hoş geldiği kanısındayım. “Despot” olarak nitelendirilen mevcut yöneticilerin bir gün yerini “duygusal” yöneticilere bırakacağı açık. “Ast” Z’ler de sanılanın aksine uyumlu karakterler ise sürecin kurum ve birey açısından işleyişi oldukça tatminkar görünüyor.

Bol “değer”li günler
Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s