İÇGÖRÜ

Dün, kariyer.net tarafından düzenlenen Dale Carnegie Eğitimindeydim. Eğitim içeriği aslında hepimizin bildiği ama kimsenin uygulamaya dökmediği bir sürece sahip. Çalışan motivasyonu amacı taşıyan eğitimin en büyük özelliği de, rutin hayatımız içerisinde de kolayca uygulayabileceğimiz teknikleri içermiş olması. Dale Carnegie’nin İnsan İlişkileri Prensipleri adıyla ortaya çıkan motivasyon teorisinin alt başlıklarından biri İçgörü. Bugün sizlerle içgörüyü paylaşmak istedim.

İçgörü ne demek diye sorarsanız eğer, karşımızdaki kişinin değerlerini anlayabilme sanatı olduğunu söyleyebilirim. Yöntemde kişisel değerler için belirli bir tablo oluşturulmuş ki yukarıdaki resim bu değerleri içermektedir. İlk bakışta kısıtlı değerler varmış gibi gözükse de herkesin ilk iki önceliğinde mutlaka yer alabilecek olan kelime grupları mevcut. Bu açıdan Carnegie yönteminin doyurucu olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Carnegie Yönteminin amacı etkili iletişim ve etkili insan ilişkileri yaratmak, aynı zamanda güven duygusunu pekiştirmek. Yani kendinize insana değer verme misyonu belirlediyseniz, daha derin ilişkiler kurmak adına bu yöntemi deneyebilirsiniz.

İçgörü kuramını kullanabilmek için üç temel kategoride soru kalıpları mevcut:
– Gerçeğe Dayalı Sorular
– Sebebe Dayalı Sorular
– Değere Dayalı Sorular

Örnekleme yaparsak eğer, “Hangi okulda okudunuz?” gerçeğe dayalı bir soru iken “Neden o okulu seçtiniz?” sorusu sebebe dayalı soruların olduğu kategoride yer almaktadır. Değere dayalı sorular da kişilerin değer yargılarını ölçmemizi sağlayan sorular olup hayatınızda en büyük etkiyi yaratan insan, tekrar yaşamak istediğiniz bir an, dönüm noktanız, hayat felsefeniz gibi değerleri öğrenebileceğiniz açık uçlu soru kalıplarına sahiptir. Carnegie bu soruları sorarak hayatımızda var olan veya yeni tanıştığımız her kim varsa onun değerlerini keşfedebileceğimizi, karşımızdaki kişiyi %50 daha fazla tanıyabileceğimizi savunuyor. Tabi bu soruları sorarken de dikkat edilmesi gereken noktalar var. Sorgulama havasından ziyade bir sohbet ortamında soruları sorulması daha gerçekçi veriler elde etmemizi kolaylaştırıyor. Ayrıca cevaplar verirken de dikkatli dinlemek gerekiyor. Yani yöntem, karşınızdaki kişi hakkında varsayımlarda bulunmak yerine onlarla ilgilenin diyor.

Basit ama cesaret isteyen bir yöntem değil mi? Bence en yakınımızdakilere uygulamakla başlayabiliriz :).

Bol “değer”li günler
Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s