SEÇ(İL)ME

Bu sefer mülakatçı koltuğunda değil, aday koltuğunda oturuyorum. Kaç kişi hayatında aday koltuğuna oturmaktan bu derece mutluluk duyar bilmiyorum ama ben o gün oldukça mutluydum. Çünkü başarılı bir İK profesyoneli ile beraber geçen bir saat dışında artık ne istediğini bilen, duruşu, yetenekleri kadar kuvvetli bir aday olduğumun farkındaydım. Kaç aday bu duyguyu yaşar? Ya da kaç aday kendisinin de seçme hakkı olduğunu bilir? Oysaki yeteneklerimizi keşfedip bunları geliştirdiğimiz takdirde seçme şansımızın yükseleceği aşikardır.

Her zaman sevgiyle yapılan “şey”lerin değerli olduğunu düşünmüşümdür. Aşk kokan bir ilişki yaşamaktan bahsetmiyorum sadece. İşini aşkla yapanlardan da, tüm çocuklara kendi çocuğu gibi aşkla sarılanlardan da, yemeğini aşkla pişirenlerden de bahsediyorum. Yemek yapmak size zahmetli gelebilir ama bir başkası için mükemmel bir meditasyondur. Rakamların içinde siz boğulurken, başkası için onları alt alta toplamak veya formüller türetmek harika bir iştir. Bir çocuğa da onun benliğine saygı duyarak sarılmak büyük bir özveridir. Ancak bu noktaya varmak için doğru yollardan yürümek gerekir. Bazı kişiler trenin çoktan kaçtığını düşünebilir, fakat hiçbir şey için geç değildir. Söylemesi basit dediğinizi duyar gibiyim. Ama bakın aşağıda yer alan satırlar da benimle aynı düşünceye sahip biri tarafından yazılmış:

“Herkes üniversite mezunu olup ofis işi yapmak zorunda da değil.
Villası olan sıhhi tesisatçı, ciple gezen elektrikçi tanıyorum ben, çünkü adamlar çok iyi.
Ne yaparsanız yapın, iyi yaparsanız başarılı, kötü yaparsanız başarısız olacağınızı unutmayın.
Berbat bir beyin cerrahındansa süper bir çiçekçi olmayı tercih edin. Hangi işi severseniz
o işte başarılı ve mutlu olacağınızı unutmayın.”

Yukarıda, Gülse Birsel’in Sabah Gazetesindeki “Kayıp Gençlik Nasıl Bulunur?” yazısında yer alan bir paragraftan alıntı yaptım. Bilinçli bir yaklaşımla nelerin değişebileceğini özetlediğini düşündüğüm için sizinle paylaşmak istedim. Ağırlıklı genç, işsiz ve üniversite mezunu olan bir toplumda yaşadığımızı düşünürsek, kendimizi kendimize doğru ifade ettiğimiz takdirde, yeteneklerimizi arttırıp biz de seçme hakkına sahip olabiliriz. Üstelik bu konuda rehber öğretmen, kariyer danışmanı, tercih uzmanı vs. gibi deneyimli kişilerden alınan destek dışında piyasada kariyer planlamasını doğru yapabilmenizi sağlayacak pek çok dergi / gazete mevcut. Üniversite yıllarında ise yapılan zorunlu / ihtiyari stajların, part time çalışmaların mutlu bir gelecek konusundaki katkıları tartışılamaz. Bunların dışında aklıma ilan takip etmenin de faydalı olabileceği geliyor. Kendimden biliyorum, bana kişisel gelişim anlamında büyük katkılar sağladı. Bilgisayar bilginiz, İngilizce seviyeniz, staj / iş deneyimleriniz dışında fark yaratabilmek adına neleri bilmeniz gerektiği aslında ilanlarda satır aralarında yer alabilir. Bu nedenle tüm iş arama motorlarından, size uygun olsun olmasın, ilan takibini şiddetle tavsiye edebilirim.

Seçmek için mutlu bir geleceği yaratmak gerekir. Mutlu bir gelecek ise bilinçli tercihlerle sağlanır.

Bol “değer”li günler
Merve

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s